Haber Detayı
21 Eylül 2020 - Pazartesi 08:22
 
Mersin' deki aile mücevherleri gerçekte kimin?... Abdullah Ayan yazdı
Mersin' de 'gerçekte kimin?' sorusunu sormamız gereken o kadar çok mülk var ki..Türkiye' nin neresine giderseniz gidin bu aile mücevherleri konusunda halk başka alanlardaki değişime ne kadar açık olursa olsun, bu tür yerlerin korunması anlamında alabildiğine muhafazakârdır..
GÜNCEL Haberi
Mersin' deki aile mücevherleri gerçekte kimin?... Abdullah Ayan yazdı

İngilizler satılmaması gereken bazı değerli varlıkları 'silver Family (aile gümüşleri) olarak tanımlarlar..

1979' da Başbakan olan Margaret Thatcher İngiliz Havayolları (British Airways) başta olmak üzere kamuoyunun neredeyse kutsadığı bazı kurumları satmaya karar verdiğinde muhalefet, işte bu 'aile gümüşlerini satmakla' itham edecekti kendisini..

Ülkeler bir yana kentlerin de hafızasında yer eden bu tür dokunulmaz sayılan varlıkları vardır…

Mersin' den örnek verecek olursak; Eski Cami, Katolik ve Arap Ortodoks, Rum Ortodoks Kiliseleri, Camiye dönüştürülen Maruni Kilisesi, Taş Bina, Kışla, İngiliz Yağ Fabrikası, Azak Han, Sursouk Binaları, Valilik konağı, yakıldıktan sonra bugün külleri üzerinde kirli ucubelerin kondurulduğu Yanık Mektep, eski Hapishane hatta yakın zamanda yapılmış olsa da sonradan Tevfik Sırrı Gür adını alacak Şehir Stadyumu ilk aklıma gelenler..

Bu arada çocukluklarımızın hafızalarımıza nakşedilmiş mabetleri sayılan ilk mektepleri de bunlara eklemek mümkün..

Çankaya, Gazi, İleri ilkokulları ve Mersin Lisesi (1961'deki değişiklikle TSG adını alan lisemiz) örneğin…

Türkiye' nin neresine giderseniz gidin bu aile mücevherleri konusunda halk başka alanlardaki değişime ne kadar açık olursa olsun, bu tür yerlerin korunması anlamında alabildiğine muhafazakârdır..

Yukarıda yaptığım genellemenin sanırım ilginç bir istisnası var; Mersin…

Gerçekten de bazen devleti temsil eden kimi isimlerin girişimleri, bazen doymak bilmez rant hırsı dönemin konjonktüründen de yararlanarak zücaciye dükkanına giren fil misali bu kültür hazinesi tarihi varlıkları yıkıma maruz bırakırken veya yok edip üstüne farklı yapılar kondururken ağır çekim film gibi gelişmeler sadece izlenmiştir..

Azak Han yıkılırken Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu' nun 1985 yılında ret ettiği inşaat izni talebini 1987' de hangi gerekçeyle uygun bulduğu halen yanıtlanmamış bir sorudur.

O Koruma Kurulu' nda yer alan anlı şanlı akademisyenler hafızası zayıf kentte halen ahkam kesmekte, kentin kurtarıcıları olarak baş köşelerde ağırlanmakta..

Stadyumun yıkılacağını 2008 yılında TOKİ ile yapılan sözleşme ve mülkün devredileceği bilgisini aldığımda* yazmıştım, ama kamuoyunun tepkisi kepçelerin dayanmasıyla ortaya çıktı. O arada atı alan Üsküdar' ı geçmişti. Allahtan Millet Bahçesi icadı piyango vurdu da, stadyumun yerine yükselecek gökdelen faciasından son anda kurtulduk..

Rum Ortodoks Kilisesi ve etrafındaki kız erkek mektepleri bir Valinin direktifleriyle yerle bir edilip, taş üstünde taş bırakılmazken dönemin atmosferi gereği de kimseler sesini çıkaramamıştı.. (Taş üstünde taş bırakmama laf olsun diye kullanılmış tabir değil, burada yaşananları anlatacak gerçek tablo)

2014' te Bütünşehir yasası hayata geçip İl Özel İdaresi ile Büyükşehir Belediyesi miras paylaşırken, Belediye payına düşen Zafer Çarşısı' nı gözüne kestiren dönemin BŞ Belediye Başkanı yıkacağını açıkladığında tüm tarihi belgeleriyle Çarşı' nın mülkiyet sorununu sorgulamış ve şu soruyu sormuştum: "Zafer Çarşısı, Bit Pazarı gerçekte kimin?"** (Temmuz 2014 tarihli makalemin linki makale sonunda yer almakta)

Mersin' de 'gerçekte kimin?' sorusunu sormamız gereken o kadar çok mülk var ki..

Çankaya İlkokulu ile ilgili kapsamlı araştırmaya giriştiğimde yıllardır bu konulara onca zamanını hasretmiş beni bile şaşkınlık içinde bırakan ve onca zamandır gözden kaçırdığım çok önemli bir alana girdiğimi fark ettim..

Gerçekten hangi mülk kimin?

Örneğin 1945' te 35 bin lira bedelle Valiliğin otel ve kültür odaklı kahve yapmak üzere kamulaştırdığı tuz deposunun Valilikten Belediyeye yine bedeli ödenerek 1946' da devredilmesine karşın bugün Mersin Büyükşehir Belediyesi halen kira ödüyorsa, Taş Bina gerçekte kimin?

Örneğin 1905' te Hanna Butros isimli iş adamının yaptırdığı ev 1923' te okul yapmak üzere kamulaştırıldıysa, mülk üzerine inşa edilen Gazi İlkokulu gerçekte kimin?

Örneğin 1883 yılında Esat Hayık adındaki zatın yaptırdığı ev yine okul yapmak amacıyla bedeli ödenerek 1923' te kamulaştırılıp (kamulaştırıldığı bilgisi Şinasi Develi' nin Dünden Bugüne Mersin kitabından) 1930' da Çankaya İlkokulu olarak eğitim yuvası yapıldıysa Çankaya İlkokul Bezm-i Alem Valide Sultan' a ait Vakfın mı? Kamulaştırma bedelini ödeyerek alan Maarif Cemiyeti' nin mi? Gerçekte kimin?

Ve dokunmadan geçsem kendimi af edemeyeceğim Kışla Arazisi..

Nakkaş ailesince Mısır asıllı iş adamından bin altın liraya alınan ve büyükçe bölümü 1904 yılında Kışla yapılmak üzere o tarihlerde kentin idari yetkilisi Mersin Mutasarrıflığına devredilen bir arazi nasıl oluyor da 60 darbesi ardından 1961' de kurulan Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) isimli bir kuruluşa geçiyor?

O halde yirmi yıldır yanıtını arayıp ta bulamadığım soruyu bir kez daha soralım:

Kışla Arazisi, Padişah efendimize! güçlü imparatorluğa katkı olsun diye veren Nakkaş Ailesinin mi? Bir Vakfın mı? Genel Kurmay' ın mı?

Yoksa hepsini devre dışı bırakıp, yıllardır elindeki tapuyu sallayan ve Millet Bahçesine eklemlenmesi için aynı değerde başka bir arazi isteyen Oyak' ın mı?***

Gerçekten kimin?

Tarihe not düşme ve ileride Mersin' in mülkiyet tarihini tabulardan korkmadan ele alacak olanlara karınca kararınca katkıda bulunmak amacıyla sorulara yanıt bulmaya çalışacağım..

 

*https://abdullahayan.wordpress.com/2008/04/19/tevfik-sirri-gur-stadi-kac-para-ederkayseri-ve-mersinE28099in-yeni-stadyum-projeleri-2E280A6/

** https://abdullahayan.wordpress.com/?s=zafer+C3A7arC59FC4B1sC4B1+kimin

*** https://abdullahayan.wordpress.com/2019/10/01/menderes-in-askeri-kislayi-turizme-kazandirma-cabalari-1-10-2019/


Abdullah Ayan

Kaynak: Editör: Sedat Yılmaz
Etiketler: Mersin', deki, aile, mücevherleri, gerçekte, kimin?..., Abdullah, Ayan, yazdı,
Yorumlar
Haber Yazılımı