Yazı Detayı
05 Ağustos 2019 - Pazartesi 09:13
 
CHP' nin saydamlık manifestosu, Mersin' de ticari sır duvarına takıldı…
Abdullah Ayan
 
 

Önceki makalede sağdaki partilerden farklı olarak kendini solda tanımlayan siyasi oluşumlara destek verenlerin şeffaflık konusunda daha duyarlı olduklarını, bu nedenle sağ partilerde çok ta üzerinde durulmayan her türlü çıkara ve ranta dayalı işlemin, ilişkinin kamuoyunda daha fazla tepki çektiğine dikkat çekmiştim.

Şeffaflık konusu bugün de Büyükşehir Belediyelerinin önemli kısmını kazanmış olan CHP' nin 25 yıl sonra yerel iktidarlar üzerinden en önemli sınavı…

Sınav öylesine önemli ki, CHP ya yerelden başlayarak devletin tepesine uzanan iktidara yürüyecek ya da yeniden 1994' tekine benzer sendromla bir daha toparlanmamak üzere yıkılıp gidecek..

Böylesine kritik süreçte şeffaflık, hesap verebilirlik kavramlarıyla CHP' nin Mersin yerelinde ortaya çıkan son günlerdeki performansını birkaç örnekle yansıtmaya çalışayım..

Mersin' de Büyükşehir seçimlerini CHP' li aday kazanınca; vatandaşın yeniden hesap sorabileceği, atanmış ve seçilmişlerin de gönül rahatlığıyla hesap verdiği şeffaf bir yönetim anlayışı Belediyeye hakim olacak diye umutlandım..

Oysa öyle olmadı..

Geçen beş yıl içinde Belediyeye egemen olan, kafasına buyruk, halkı önemsemeyen anlayış aynen sürüyor, bilgi edinme kanunu kapsamında yasal olarak verilmesi gereken bilgi/belgelerle ilgili talepler 'ipe sapa gelmez' bahanelerle geri çevriliyor, savsaklanıyor..

İş bazen iyice zıvanadan çıkıp,vatandaşın aklıyla alay etme boyutuna ulaşıyor…

Nasıl mı?

Tam da Kılıçdaroğlu' nun Afyon' da, saydamlık ilkesini en başa koyarak manifesto yayınladığı gün Mersin Büyükşehir Belediyesi , Belediye iştiraki olan iki şirketle ilgili istemiş olduğum "son 5 yıla ait bilançolarla, seçimlerden sonra bu şirket yönetiminde yer alan kişilerin aldığı 'huzur hakkı' miktarıyla ilgili bilgileri 'TİCARİ SIR' gerekçesiyle geri çeviriyor…

Ben bu tip 'ayak sürümelere', ipe sapa gelmez gerekçelere alışkınım. Başından savdığını sanan bürokrat veya ona o aklı veren şirket yetkilisinin görev süresinden de fazla dirsek eskittim bu yolda.

2005' te Bilgi Edinme Hakkı Kanunu yürürlüğe girdiğinde çok farklı kurumlardan öylesine akıl almaz yöntemlerle öylesine dirençlerle karşılaştım ki, nefesim yetmese ilk günden havlu atardım.

Öyle yapmadım..

Kanunu yapan TBMM' in, AB' den esinlenerek bu tür olumsuzluklara karşı hakem ve şikayet mercii olarak Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu gibi bir Kurumun oluşturulmasını sağlarken, tam da bu tür savsaklamalara karşı gerekli yasal önlemi almayı amaçladığı olgusundan hareketle haksız ve mesnetsiz bulduğum her geri çevirmeyi bu kurula taşıdım.

Ülkenin en saygın hukukçuları başta olmak üzere alanında saygın üyelerden oluşan Kurul tüm başvurularımı değerlendirdi, bir iki şekle dayalı geri çevirme dışında da hep taleplerimin ilgili kurumlarca yanıtlanması yönünde kararlar aldı.

Ve şunu biliyorum: Belediyelerin nasıl ticari sırrı olamazsa, Belediye şirketlerinin de ticari sırrı olamaz.

Olamaz çünkü, kanun yapıcı Meclis, kamu kurumu niteliğindeki belediye ve il özel idarelerinin kurduğu veya ana ortağı olduğu şirketlerin denetimini nasıl belediyelere verdiyse, bu şirketlerin de tıpkı Belediyeler gibi vatandaşın talep ettiği bilgi/belgeleri 'ama' sız vermekle yükümlü…

Elli dereden su getirmeye kalkan ve başvuranı bürokratik dolambaçlarda yıldırmayı, bıktırmayı amaçlayan atanmış/seçilmişler süreci geciktirebilir ama engellemeleri çok zor..

İyi de, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu' nun içtihat anlamına gelecek onca kararı ortadayken Belediyenin 'kamu Tüzel Kişiliğine' sahip şirketi bu 'ticari sır' perdesinin arkasına neden saklanma gereği duyar?

Hangi ticari sırrınız var da, bunu vatandaşın öğrenmesini engelliyorsunuz?

Belediye bilançolarını kendisi yayınlamazsa bile Sayıştay Denetçileri yıllık inceleme sonucu o bilançoları denetleme raporlarıyla birlikte yayınlıyorlar..

Kısaca Belediye bilançosu ticari sır kapsamına girmiyor da, belediyenin sermaye koyduğu, denetimi altında tutmakla yükümlü olduğu, çoğu işlemde kamu gücü ayrıcalığıyla donattığı şirket ve o şirkette görev alan yönetim kurulu üyelerine yılda ödenen huzur hakkı toplamı neden ticari sır olsun?

Bir kez daha anımsatayım ve uyarayım:

Belediye ve belediye şirketinin ticari sırrı olmaz, o bahane arkasına sığınanlar eninde sonunda bağlayıcı 'Bilgi Edinme Değerlendirme Kurul' kararıyla vatandaşın istediği belge/bilgileri vermek zorunda kalırlar.

Olan kuruma ve kurumun imajına olur. Çizilen algıyı düzeltmek, bozmaktan hayli zordur.

Üstelik bu kurumlar, 'saydamlığı' manifestonun baş maddesi haline getiren bir siyasi partinin şemsiyesi altındaki seçilmişlere emanet edilmişse…

* Not: Seçer seçildikten sonra Belediye iştirakleri ile ilgili ilk talebi 3.5.2019 tarihinde yaptım. Belediye Başkanlığı yanıtında Bilgi Edinme Hakkı kanunu 7, 8 ve 23. maddeye dayanarak Belediye iştiraklerinin borç tutarlarını veremeyeceğini bildirdi. Oysa Madde 7, 8 ve 23 bakın neleri içeriyor:

madde 7) Bilgi edinme başvurusu kurum ve kuruluşun ellerinde olan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi belgelere ilişkin olmalıdır. Kurumlar özel çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden belge veya bilgi için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilir. İstenen belge bilgi başvurulan kurumdan başka yerde bulunuyorsa başvuru dilekçesi o kuruma gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir. (Başvurum zaten kurumun her sabah bakmakla yükümlü olduğu borç listesi idi. Özel bir analiz gerektirmediği gibi araştırılacak bir konu da değildi.)

madde 8)Kurumca yayınlanmış veya yayın, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi ve belgeler bilgi edinme başvurularına konu olamaz. Ancak yayınlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayınlandığı başvurana bildirilir. (Böyle bir bildirimde bulunulmadığı gibi belediye iştiraki şirketlerin ne borç listesini gösterir broşürleri var, ne de kamunun ulaşabileceği internet siteleri bugüne kadar yapılmamış ki, böylesi bilgiler yer alsın)

madde 23) Kanunlarda ticari sır olarak nitelenen bilgi veya belgeler ile kurumlar tarafından gerçek veya tüzel kişilerden gizli kalması kaydıyla sağlanan ticari ve mali bilgiler kanun kapsamı dışındadır. (Burada kanun yapıcının ticari sır kavramından kast ettiği kamu kurumunun borç dökümü değildir, bankaların müşterileriyle ilgili bilgileri ve bunun yanında kurumların çalışanları hakkında gizli kalması gereken bilgilerdir. Halkın vergilerini emanet ettiği yerel yönetimin kurduğu bir başka ifadeyle vatandaşın vergileriyle hizmet vermesi gereken belediye şirketinin nasıl bir ticari sırrı olabilir ki? Borsaya kote edilmiş özel şirketler bile kar zarar cetvellerini ve bilançolarını her yıl periyodik olarak yayınlarken, halkın şirketinin halktan bilgi gizlemesi nasıl bir mantıkla açıklanabilir)

** Seçer dönemindeki son başvuruyu 22.7.2019 tarihinde yaptım. Bu başvuruda da Belediye iştiraki iki şirketin 2018 yılı kar/zarar cetveli ile aynı yıla ait bilançoyu ve 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren yönetim/denetim kurulu üyelerine yapılan ödeme tutarlarını gösterir listeyi talep ettim. 25.7.2019 tarihli cevap yazısında İmar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ali Uyan imzasıyla gelen yanıtta istediğim belge ve bilgilerin ticari sır kapsamında değerlendirildiği ve gizli kalması gereken bilgilerden meydana geldiği için verilemeyeceği yer alıyor.

Oysa daha önce bir başka nedenle Büyükşehir'e bağlı birimde çalışan memurların aldığı ücretlerle ilgili bilgileri vermeyen Belediye kararına karşı şikayette bulunduğum bu alanda en yüksek karar mercii olan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu; " Katılımcı, saydam, hesap verebilir, insan hak ve özgürlüklerini esas alan yerel yönetimlerin bu ilkeler doğrultusunda ve hemşehri hukukunu da gözeterek, hemşehrilerin Belediye karar ve hizmetlerine katılma, faaliyetler hakkında bilgilenme haklarının en doğal hakları olduğu" gerekçesiyle istediğim bilgi/belgelerin verilmesi gerektiği hususunda bağlayıcı karar almıştı.

 

 

 
Etiketler: CHP', nin, saydamlık, manifestosu,, Mersin', de, , ticari, sır, duvarına, takıldı…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2019
Aratos' un mezarı, Mersin' in önüne gelen tarihi şans..
14 Kasım 2019
Aratos' u mezarıyla yeniden keşfetmenin önemi…
07 Kasım 2019
Tekfen' in yatırıma hazırlandığı limana komşu arazinin öyküsü…
31 Ekim 2019
Metro yatırımının siyasi riskleri..
28 Ekim 2019
Metro kararı siyasi bir tercih midir?
21 Ekim 2019
Mersin marina; yatlara niyet, rantiyeye kısmet…
17 Ekim 2019
Liman sahasının imara açılma girişimi şimdilik püskürtüldü...
14 Ekim 2019
Raylı sistemden metroya, maliyet hesapları…
10 Ekim 2019
Mersin raylı sistemi kaç yolcu taşıyacak?
07 Ekim 2019
Menderes' in Askeri kışlayı turizme kazandırma çabaları…
03 Ekim 2019
Taşucu' nun geleceği adına, Mersin Büyükşehir Meclisine düşen tarihi görev..
30 Eylül 2019
Mersin' deki Askeri Kışlanın Oyak arazisine dönüşüm öyküsü...
26 Eylül 2019
Kışla arazisini kapsamayan Millet Bahçesi.. Ayağı eksik proje..
23 Eylül 2019
Taşucu' nda tersaneciler mi, çevreciler mi kazanacak?
19 Eylül 2019
Taşucu tersaneye mi, çevreci turizme mi kucak açacak?
09 Eylül 2019
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -3-
05 Eylül 2019
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -2-
02 Eylül 2019
Vaatler ve Gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi…
29 Ağustos 2019
Çeşmeli-Taşucu otoyolu.. Mersin' in ihmal edilmişliği üzerine bir yılan hikâyesi…
26 Ağustos 2019
Vaatler ve gerçekler… Mersin aktardığı vergiye karşı Ankara' dan ne alıyor?
22 Ağustos 2019
Veriler ışığında Mersin metrosunun finans yükü, yapılabilirliği…
19 Ağustos 2019
Raylı sistem mi, metro mu tartışmasının göz ardı ettiği gerçekler..
08 Ağustos 2019
Hafif raylı sistem mi, metro mu? Toplu taşımada kafa ve kavram karışıklığı..
01 Ağustos 2019
Manifestodaki şeffaflık, pratikteki 'sır'..
29 Temmuz 2019
Uyumayan şehirler, ölüm uykusundaki Mersin'i uyandırmak için ne yapmalı?…
25 Temmuz 2019
Uyumayan Şehirler
22 Temmuz 2019
Mersinli bu kadar mı saf?…
18 Temmuz 2019
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
15 Temmuz 2019
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
11 Temmuz 2019
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
08 Temmuz 2019
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
04 Temmuz 2019
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
01 Temmuz 2019
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
27 Haziran 2019
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
24 Haziran 2019
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
20 Haziran 2019
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
17 Haziran 2019
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
13 Haziran 2019
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?..
10 Haziran 2019
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
30 Mayıs 2019
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
23 Mayıs 2019
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
20 Mayıs 2019
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
16 Mayıs 2019
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
13 Mayıs 2019
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
09 Mayıs 2019
Mersin Büyükşehir borç batağında…
06 Mayıs 2019
Mersin Büyükşehir Belediyesinin mevcut durumu…
02 Mayıs 2019
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
29 Nisan 2019
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
25 Nisan 2019
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
22 Nisan 2019
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
18 Nisan 2019
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
15 Nisan 2019
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
11 Nisan 2019
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
08 Nisan 2019
Kim kazandı, kim kaybetti?
01 Nisan 2019
Sandığa giderken..
28 Mart 2019
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
25 Mart 2019
Projeler iyi de, para nerede?
21 Mart 2019
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
18 Mart 2019
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
14 Mart 2019
Mersin yeni Marmara olur mu?
11 Mart 2019
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
04 Mart 2019
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
28 Şubat 2019
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?...
25 Şubat 2019
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
21 Şubat 2019
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
18 Şubat 2019
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
14 Şubat 2019
Geçmişten günümüze Müftü Deresi projeleri…
11 Şubat 2019
Seçim var, heyecan yok…
07 Şubat 2019
Yerel seçimler.. Akdeniz' de kim ne yapar?
04 Şubat 2019
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
31 Ocak 2019
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
28 Ocak 2019
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
24 Ocak 2019
Dünyanın en değerli markaları…
21 Ocak 2019
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
17 Ocak 2019
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
14 Ocak 2019
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
10 Ocak 2019
Kore' nin demokrasi sınavı -2
07 Ocak 2019
Kore' nin demokrasi sınavı (1) Vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
02 Ocak 2019
Fadime Taner hocamın anısına...
27 Aralık 2018
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
24 Aralık 2018
Çukurova Havaalanında 'sona' dogru...
20 Aralık 2018
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
13 Aralık 2018
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
10 Aralık 2018
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
03 Aralık 2018
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
25 Ekim 2018
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek...
22 Ekim 2018
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri...
Haber Yazılımı