Yazı Detayı
12 Temmuz 2019 - Cuma 14:55
 
Gerçek Kişi Ortağın Parasının Şirket Tarafından Borçlanmak Suretiyle Kullanılmasının Şirket Yönünden Değerlendirilmesi
Ahmet Akın
 
 

Şirketlerin kısa veya uzun vadeli ortaya çıkan nakit ihtiyacı için gerçek kişi ortağından döviz veya TL cinsinden yıl içinde bir defa veya devamlı borç para aldığı ve bu borçlar karşılığında gerçek kişi ortağa herhangi bir faiz, komisyon ve benzeri adlar altında hiçbir bedel ödemediği zaman zaman görülmektedir. Özellikle dövizli borçlanmalarda lehte ya da alehte oluşan kur farkının nasıl değerlendirileceği konusunda duraksamalar yaşanmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı belirtilmiş; aynı maddenin ikinci fıkrasında da, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 38 inci maddesinde, bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu; bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce, işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı; ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41 inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun 40 ıncı maddesinde ise safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.

Kurumlar Vergisi Kanununun "Kabul edilmeyen indirimler" başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin, (c) bendinde ise transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanunun "Örtülü sermaye" başlıklı 12 nci maddesinin;

- Birinci fıkrasında, "Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılır."

- Yedinci fıkrasında, "Örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır…" hükmü yer almaktadır.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "12.4.Örtülü sermaye üzerinden yapılan ödemeler veya hesaplanan tutarların kâr payı sayılması ve yapılacak düzeltme işlemleri" başlıklı bölümünde "Örtülü sermaye üzerinden ödenen faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacaktır. Kur farkları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir." açıklamalarına yer verilmiştir.

Kanunun 13 üncü maddesinin;

- Birinci fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunmaları durumunda, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı; alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemlerin her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği,

- İkinci fıkrasında, ilişkili kişinin kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade ettiği, ilişkinin doğrudan veya dolaylı olarak ortaklık kanalıyla oluştuğu durumların örtülü kazanç dağıtımı kapsamında sayılması için en az 10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkının olması şartı arandığı, ortaklık ilişkisi olmadan doğrudan veya dolaylı olarak en az 10 oranında oy veya kâr payı hakkının olduğu durumlarda da tarafların ilişkili kişi sayıldığı, ilişkili kişiler açısından bu oranların topluca dikkate alınacağı,

- Üçüncü fıkrasında, emsallere uygunluk ilkesinin, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade ettiği,

- Dördüncü fıkrasında, kurumların, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, bu fıkrada belirtilen yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit edeceği,

- Altıncı fıkrasında, tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazancın, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Konuya ilişkin 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğin "4- Emsallere Uygunluk İlkesi" başlıklı bölümünde, "… Emsallere uygun fiyat veya bedel, aralarında ilişkili kişi tanımına uygun herhangi bir ilişki olmayan kişilerin tamamen işlemin gerçekleştiği andaki koşullar altında oluşturduğu piyasa ya da Pazar fiyatı olarak da adlandırılan tutardır. Bu fiyat veya bedel, işlem anında hiçbir etki olmaksızın objektif olarak belirlenen en uygun tutar olup, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin bu tutar olması gerekmektedir.

Aralarında ilişki bulunmayan gerçek kişi veya kurumlar arasındaki işlemlerde fiyat, piyasa koşullarına göre belirlendiğinden, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde de aynı koşullar geçerli olmalıdır. Dolayısıyla, taraflar arasındaki ilişkinin mal veya hizmet fiyatlandırmasına herhangi bir etkisi bulunmamalıdır.

İlişkili kişiler arasındaki mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde uygulanan fiyat veya bedelin piyasa fiyatını yansıtmaması durumunda, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerde uygulanan bu fiyat veya bedelin emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edildiği kabul edilecektir…" açıklamalarına yer verilmiştir.

Buna göre,

- Şirket tarafından ortaktan alınmış borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi halinde bu borçlarla ilgili olarak örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve benzeri giderlerin, Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre gider olarak yazılması mümkün bulunmamakla birlikte, örtülü sermaye kabul edilen borçlanmalarda oluşacak kur farkı gelirlerinin de söz konusu borcun örtülü sermaye olarak kabul edilmesinin bir sonucu olarak, vergiye tabi kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.

- Şirket tarafından kullanılan borçların örtülü sermaye olarak değerlendirilmesi durumunda örtülü sermaye üzerinden kur farkı hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulanmasında, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kar payı olarak değerlendirilecektir.

- Şirketin gerçek kişi ortağından borçlandığı paralarla ilgili olarak herhangi bir faiz ödemesi durumunda, gerçek kişi ortağa ödenecek faiz bedelinin emsallere uygun olması gerekmektedir. Emsallere uygun faiz bedelinin tespitinde Kanunun 13 üncü madde hükmü ve 1 seri numaralı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğinde açıklanan yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanının kullanılacağı tabiidir.

Öte yandan, Şirketin nakit ihtiyacı olmadığı halde gerçek kişi ortağından alınan paralara ilişkin ortaya çıkan kur farklarının, ticari kazancınızın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgisi olmadığından, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.

 
Etiketler: Gerçek, Kişi, Ortağın, Parasının, Şirket, Tarafından, Borçlanmak, Suretiyle, Kullanılmasının, Şirket, Yönünden, Değerlendirilmesi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ağustos 2019
Kaz Dağları Yürekleri Yakıyor
13 Ağustos 2019
Türklerin Tarihi
05 Ağustos 2019
Yapılan Bağış Ve Yardımların Kurum Kazancı Tespitinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı
29 Temmuz 2019
Spor Kulüplerinde Sponsorluk Konusuna Giren Harcamalar
19 Temmuz 2019
Anonim Şirket Pay Senetlerinin Satışının Vergilendirilmesi
05 Temmuz 2019
Yurt Dışı Şube Faaliyetinden Zarar Söz Konusu Olması Halinde İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı
01 Temmuz 2019
Bu Devleti Ve Cumhuriyeti Yolda Bulmadık. Kimsenin İktidar Hırsı Uğruna Heba Etmeyiz.
24 Haziran 2019
Millet Kararını Verdi. İstanbul İmamoğlu’na Emanet
17 Haziran 2019
Yurt Dışında Mukim Firma İle İmzlanan Franchising Sözleşmesi Kapsamında Yapılan Ödemeler Üzerinden Tevkifat Yapılıp Yapılmayacağı
10 Haziran 2019
Kat Karşılığı İnşaat İşlerinde Arsa Sahiplerine Teslimi Yapılan Konutların Vergilendirilmesi
20 Mayıs 2019
Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler, Türkiye’nin Kentlerinden Kentlerin Türkiyesi’ne
13 Mayıs 2019
Her Şey Güzel Olacak
06 Mayıs 2019
Yabancı Bayraklı Gemilere Verilen Acentelik Hizmetlerinin Vergilendirilmesi Ve Belge Düzeni
29 Nisan 2019
Şirketlerin Avukatlara Ödemiş Olduğu Yol, Konaklama Vb. Giderler İçin Stopaj Yapılıp Yapılmayacağı
22 Nisan 2019
Mersinliler Güven Duyduğu Adayı Seçer
15 Nisan 2019
Mezitli’de Yeni Dönem
08 Nisan 2019
Yenişehir’e Yeni Başkan
25 Mart 2019
Şirket Ortağının Ar-Ge Teşvikinden Yararlanıp Yararlanamayacağı
18 Mart 2019
Türkiye’nin Falında S-400 Füzeleri Görünüyor
11 Mart 2019
Satış Ve Pazarlama Danışmanlık Faaliyetinin Vergilendirilmesi
04 Mart 2019
Yurt Dışındaki Firma Tarafından Düzenlenen “Credit Note” Belgesi
25 Şubat 2019
Yurt Dışı Reklamasyon Kesintisi Gider Yazılabilir Mi?
18 Şubat 2019
“Ted Gibi Konuş”
11 Şubat 2019
Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adaylarına Öneriler-2
04 Şubat 2019
Kostantiniyye (İstanbul)
28 Ocak 2019
Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adaylarına Öneriler
21 Ocak 2019
Liman Sahalarinda Deniz Taşima Araçlari İçin Yapilan Hizmetlerde Kdv İstisnasi
14 Ocak 2019
Yurt Dışında Mukim (Yerleşik) Firmadan Alınan Danışmanlık Ve Yazılım Hizmeti Karşılığında Yapılacak Ödemelerde Kurumlar Vergisi Ve Kdv Stopajı
07 Ocak 2019
Şirketlerde Avans Kar Payının Vergilendirilmesi
02 Ocak 2019
Akaryakıt Ürünlerinin Yoğunlaşmasından Kaynaklanan Fiili Stok Değişimi
17 Aralık 2018
Koyu Muhafazakarlık Ve Katı Milliyetçilik Evrensel Olmayı Engelliyor
10 Aralık 2018
Sat-Geri Kirala İşlemi İle Sağlanan Vergisel Avantajlar
30 Ekim 2018
Mersin Başkanlarini Ariyor
Haber Yazılımı