Yazı Detayı
16 Kasım 2019 - Cumartesi 12:03
 
Size Bir Şey Anlatayım
Mustafa Esmer Cengiz
 
 

Gazetede işler iyi gitmiyordu.İstediğimiz gibi gitmiyordu desem daha doğru.Reklam alamıyorduk yeterince, aldığımız reklamların parası da zamanında dönmüyordu.Gazetenin abone ve reklam gelirinden başka ne geliri olabilirdi ki. Gazatenin yaşayabilmesi, bizim yaşayabilmemiz bunlara bağlıydı.

Mersinde bir apartmanın üçüncü katında bir artı bir dairesinde oturuyordum.Bir kaç aylık kira birikmişti.Eve ekmek alsam zeytin alamıyordum.Akşamdan akşama yatmaya gittiğim eve kapadım kendimi bir gün.Para kazanamadıktan sonra işe gitmenin ne gereği vardı. Kara kara düşünmeye başladım gün boyu.

Derken telefonum çaldı.Açtım İstanbul’da yaşayan bir kız arkadaşımdı arayan.Hal hatır soruyordu,işlerin nasıl gittiğini soruyordu.Fena değil diyordum, idare ediyoruz işte diyordum her sorusuna. Peki, sen nasılsın bakalım? İşleri iyiymiş Allaha şükür,herangi bir sorun yokmuş.Daha ne isteyebilirmiş ki…

İyi, dedim; hiç olmazsa birimizin işleri iyi gitsin.
Ertesi saba erkenden kapının zili çaldı. Zaman zaman gelip kapıya bir şeyler bırakan komşulardan biridir diye düşündüm.Kalkmadım bile. Nasıl olsa  bırakıp giderler. Hep olduğu gibi. Zil bir kez daha çaldı.Uzun uzun bir daha çaldı. Kalktım,açtım.

Dün telefonla konuştuğum arkadaşımdı gelen.
Sesimden zorda olduğumu anlamış, ilk otobüse atlamış, gelmiş.

Eyvah!

Sevinsem mi, üzülsem mi bilemedim birsüre. Öylece kalakalmışım.

Evde çay var, şeker var; ama tüp yok. Ekmek alacak param yok cebimde.

Çok önemli bir işimin olduğunu,mutlaka orada olmam gerektiğimi söyleyip kendimi dışarı attım.

Akşama görüşürüz.

Bütün gün para  koşturdum o gün. Borç aradım.Ta nerelerden kalkıp gelen konuğum var.Bir akşam da olsa onu ağırlamalıyım. Allahın emri; öyle görmüşüz, öyle biliriz.
Yok, on lira bulamadım; iyi ki kent kartımda dönüş parası varmış.

Oldukça geç döndüm eve.

Kaldığım dairenin ışıkları yanıyordu. Bir tuhaf oldum. İlk defa kapımın zilini çalacaktım ve birileri açacaktı kapıyı bana. Kirden, sigara isinden rengi atmış perdelerin aklığı da beni şaşırtan bir başka konu. Neyse…

Zile bastım,kapı açıldı,girdim ,içeri.
Evimi tanıyamadım desem abartmış olmam.

Ne varsa yıkanmış, silinmiş, süpürülmüş; pırıl pırıl.

Masa, masa olalı öyle donatılmamıştı. Tam ortada da bir binlik rakı.

Kanatlanıp uçsam mı; ağlasam mı bilemiyorum.

Sessizce doldurduk bardaklarımızı;tokuşturduk, içtik.

Sonra bir daha doldurduk, tokuşturduk, içtik.
Sonra bir daha…
En kötü günümüz böyle olsun!

Sonra? Sonrası bende kalsın...

Mustafa Esmer Cengiz

 
Etiketler: Size, Bir, Şey, Anlatayım,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
14 Ekim 2019
Gülnar'ın Yörüğü Torosların Kızı
09 Ekim 2019
Desinler...
11 Eylül 2019
Eylül'de Gel
26 Ağustos 2019
Gülşah
24 Ağustos 2019
Ne Olur Ölme Anne...
09 Ağustos 2019
Aylardan Ağustos
19 Mayıs 2019
Atatürk'ün Mersin Sevdası
18 Temmuz 2018
Kabus Bitti Çocuklar...
04 Temmuz 2018
Bizi affetme Eylül
19 Kasım 2017
Çinkolu Ev....
29 Ekim 2017
29 Ekim 1923.
26 Temmuz 2017
Bunlar da çocuk...
15 Temmuz 2017
Adalet Yürüyüşü İzlenimlerim
22 Nisan 2017
Yıl 1920 Ankara Baharı Yaşamaktadır
01 Nisan 2015
Bire Bir Anadolu
14 Mart 2015
Sudenaz Ve Balonlu Tabut
17 Şubat 2015
Kendine Özgü Bir Candı Özgecan..
23 Kasım 2014
Kasım...
17 Kasım 2014
Festival İzlenimlerim
12 Kasım 2014
Şiirin gücü ortada
23 Eylül 2014
Özcan Yılmazʹla Bir Pazar Günü..
27 Ağustos 2014
Deniz Göğe Ağdı
18 Ağustos 2014
Adı Bende Kalsın
21 Temmuz 2014
Ucuz Ölüm Bonzai
12 Temmuz 2014
Bizim 4406. Sokak
24 Haziran 2014
Ekseterli Ekmeleddin
21 Haziran 2014
Öksüz Öykülerim
12 Haziran 2014
Halkçı Başkan..
08 Haziran 2014
Mersin Nereye Gidiyor? ..
29 Mayıs 2014
Leylim Ley
16 Mayıs 2014
Bu ocak daha çok tütecek gibi...
13 Mayıs 2014
Tarihi bir gün daha
09 Mayıs 2014
En acılı gün..
30 Nisan 2014
Kim Demiş Ki Çocuk Küçük Bir Şeydir!.
15 Nisan 2014
Aşk Vaadiyle Hırsızlık...
13 Nisan 2014
Bir günün hikayesi
09 Nisan 2014
Çirkin Saldırı
27 Mart 2014
Akdeniz “Tamam” dedi.
23 Mart 2014
Mavi Kuş Gökyüzünde
21 Mart 2014
Çiçeğe Durmuş Bir Daldır Nevruz
12 Mart 2014
Türkiyeʹnin evlat acısı
10 Mart 2014
Mezitli’de Sembol “Neşet Tarhan”
08 Mart 2014
Kadınlar ve bizim kadınlarımız
04 Mart 2014
Pijamamı Kesme Doktor..
02 Mart 2014
Diyelim ki acıktınız...
27 Şubat 2014
Minik mülteci
21 Şubat 2014
Al Başına çal
13 Şubat 2014
Bir sevgilim vardı.
10 Şubat 2014
Küçüğüm.
29 Ocak 2014
Yağmurlu Bir Günün Buruk Hikayesi
17 Kasım 2013
Hilal Dokuzcan
16 Kasım 2013
COŞŞŞ!
14 Kasım 2013
Garip bir gece
04 Kasım 2013
Şafak Pavey konuştu
20 Ekim 2013
Gelin dostlar bir olalım
15 Ekim 2013
Çocuklar ve Bayramlar
13 Ekim 2013
İyi Bayramlar
07 Ekim 2013
Ahmet abi.
02 Ekim 2013
Özakman da gitti.
30 Eylül 2013
Ramiz Dayı
21 Eylül 2013
Eylül
19 Eylül 2013
Hadi hayırlısı
09 Eylül 2013
Savaş
26 Ağustos 2013
Nerdesin Selin
07 Ağustos 2013
Tarih notunu düştü
24 Temmuz 2013
Sa’De
04 Mayıs 2013
Bu top direkten döner
24 Nisan 2013
Para para para
09 Nisan 2013
Teşekkürler
14 Şubat 2013
Türkiye’de “Suriyeli” Olasım Geliyor !
08 Aralık 2012
Akdeniz Oyunlarına Çeyrek Kala
03 Aralık 2012
Serbesti dedikleri
29 Kasım 2012
Havada savaş kokusu var
17 Ekim 2012
CHP Mersin İl İlçe Örgütleri ve Yerel seçimler..
03 Ekim 2012
Söylemedi demeyin..
23 Eylül 2012
Çift sarılı yumurta
06 Eylül 2012
Dert artı dert
27 Ağustos 2012
Su
23 Ağustos 2012
Devlet nerede?
14 Ağustos 2012
Halka karşı
01 Ağustos 2012
Yasemin
26 Temmuz 2012
Bu çığlığa kulak verin
20 Temmuz 2012
İtiraf Ediyorum: O Uçağı Ben Vurdum
16 Temmuz 2012
Gözlerimle gördüm
09 Temmuz 2012
YAZMALIYIM!
04 Temmuz 2012
Yüreğim yangın yeri
30 Haziran 2012
O uçağın orada ne işi vardı...
14 Nisan 2012
İl Başkanımı Daire Başkanımı?
05 Nisan 2012
Türkiye’de Kadın Olmak
27 Mart 2012
ÇIĞLIK
Haber Yazılımı