Yazı Detayı
23 Eylül 2019 - Pazartesi 07:52
 
Taşucu' nda tersaneciler mi, çevreciler mi kazanacak?
Abdullah Ayan
 
 

Son günlerde ÇED sürecinin tamamlanmasıyla Taşucu' na tersane adı altında çevre felaketine yol açması kaçınılmaz gemi söküm tesisi kondurma hayali kuranların amaçlarına bir adım daha yaklaştığı sır değil.

Taşucu cennetine göz dikenlerin bu ilk hamlesi değil, büyük ihtimalle rantın büyüklüğünü keşfedenlerin kapanması imkansız iştahı nedeniyle son da olmayacak..

Geçmişte bu kentin çevreye ve doğaya duyarlı insanlarının çabası sonunda katliam girişimleri püskürtülmüştü. O mücadele umarım bundan sonraki hukuki girişimlere ışık tutar…

Bu açıdan 2005' te yaşananları yansıtması bakımından kaleme aldığım "Taşucu tersanesi, turizme indirilecek darbe" makalesini yeniden yayınlamanın yararlı olacağını düşünüyorum.

Unutan hafızaları canlandırması umuduyla…

**

Taşucu tersanesi, turizme indirilecek darbe..

Tersane kurulacak olursa kimlerin hakim, kimlerin göstermelik oyuncu olacağını zaman gösterecek

Yorum kamuoyunun.

Gelelim tersaneyi almak isteyen grubun açıklamasında beni 'bilgisizlik ya da kasıtlı hareketle' suçladığı ve hedef tahtasına oturttuğu tersanenin kirlilik yaratacağı iddiamın yalanlamasına...

Taşucu' na tersane kondurmak isteyen girişime göre “Tersane kirlilik yaratmaz. Aksine tersane olan Tuzla’da denize girilmektedir. Üstelik tersane ile kaynakçı, tornacı, boyacı, elektrik ve elektronikçi gibi sayısız alanda yan

sanayi gelişip istihdam yaratılacaktır.”

Acaba gerçek böyle mi, Taşucu tersanesi Mersin’in dertlerine derman olacak mı?

Türkiye’de ilk tersane 1872 de Haliç’te kurulmasına rağmen modernizasyon ve nitel gelişme anlamında gelişme kaydetmedi.

Haliç’in dört yandan kanına girilirken, tersaneler de kirlilik konusunda üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptılar.

Galata köprüsünün yeniden yapılması, haliç' in temizlenmesi çalışmaları sırasında gemi yapımcıları Anadolu yakasına göç etmeye başladılar.

Kartaldan başlayıp neredeyse Eskihisar iskelesine kadar ulaşan bir havzada, özellikle de Tuzla’da yoğunlaşan tam 32 tane büyük, 40 tane de küçük orta boy tersane kuruldu.

Tuzla’daki işçileri içinde barındıran LİMTER-İŞ sendikasına göre; Bu tersanelerde çalışan 10 bine yakın insanın ancak bin tanesi sigortalı. Geri kalanı gündelikçi denilen ve hiçbir güvencesi olmayan insanlardan oluşuyor.

On bin insanın büyük çoğunluğu ışığa gözlerini kısarak bakıyor, ellerinde yüzlerinde yanık lekeleri taşıyorlar. Kaynak ısısıyla ortaya çıkan gazlar, boya ve yağlar kanserojen özellikleri dışında deride tahribat yapıyor.

Aynı maddelerin, kazınan boyaların, kimyasalların karıştığı suların temizliğini, tersanelerin kirlilik yaratıp yaratmadığını, benden ve tersane uzmanı Mersin Ortak Girişiminden çok, çevre mühendislerinin bilmesi gerekmez mi?

Yazdıklarımızdan sonra Mersin Çevre Mühendisleri Odası ve çevrecilerin tepkilerini bekleyip göreceğiz.

Denize girildiği söylenen Tuzla’nın adı Türkiye ve dünyada 1993 yılında söküm için getirilen United States gemisindeki asbestli plakaların medya tarafından tespiti ile duyuldu. Dünya sağlık örgütü tarafından çevre ve insana verdiği giderilmez zararlardan dolayı yasaklanan asbestin medya tarafından ortaya çıkarılması ile oluşan tepkiler sonucunda gemi ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

İstanbul’un göbeğinde çevreye ve insana bu kadar zarar veren tersanelerin şirin gösterilmesi, Taşucu’ nda her türlü kişi ve kurum denetiminden uzakta faaliyet göstermesi benden çok duyarlı kurumların görevi.

Kirlilikten doğrudan etkilenecek Taşucu halkını temsil eden belediyenin girişim grubunun içinde yer alması ise ürkütücü.

Tuzlada meydana gelen yangınların ürkütücü görüntüleri hafızalardayken İtfaiye teşkilatı olup olmadığını bilmediğim taşucu Belediyesi umarım ne yaptığını biliyordur.

Aliağa tersanesi ve orda yaşanan çevre katliamı başka bir yazı konusudur.

Bugünkü yazımızı Tuzla ilgili çarpıcı bir rapordan alıntı yaparak bitireceğiz:

Yapılan iş gereği sürekli toz, petrol atıkları ve kimyasal maddelerle ortaya çıkar. Zararlı tozlar solunduğundan akciğer rahatsızlıkları, verem ve bronşit gibi hastalıklar görülmektedir.

Onarım için çekilen gemilerin büyük bölümü nemli ve havasızdır. İşçiler bu gemiler içinde çalışmaktadır. Çalışma alanı olan gemilerin içinde havalandırma tertibatı yoktur. Gemiler zehirli maddelerden ve atıklarından arındırılmadan onarıma çekilmektedir. Özel tersanelerde duş sistemi olmadığından işçiler zehirli maddeleri evlerine kadar götürmektedirler. Böylece tehlikeyle karşılaşan sadece işçi değil , ailesi de olmaktadır.

Törpüleme ve rende sonucu yayılan diner tozlarının yarattığı rahatsızlıklar da işçiler arasında görülmektedir. Boya da çalışan işçiler de kimyasal ve petrol atıkları ile iç içe yaşamaktadırlar. Bir başka örnek, tamir yapılacak gemide, işlemler başlamadan önce kaynaklarda delik olup olmadığını anlamak için çekilen filmdir. Çekim yapılan yerin 300 metre uzağında durmak şarttır, ama gerçek şu ki bu işlem esnasında işçiler çalışmaya devam etmektedir. Ve film çekimi sırasında yayılan radyasyondan etkilenmektedirler.

Asbest kimyasal madde kullanımı ise en korkunç örnektir. İşçiler bu öldürücü madde ile birlikte iç içe çalışmaktadır. Asbest işçilerin çalışma alanında hiçbir koruyucu önlem almaksızın bulunmaktadır. Bu durum ilgili meslek kuruluşları tarafından da tespit edilmiştir.

Gemi bozma yöntemleri ve onarım tekniklerinde kuralsız, rasgele ve ilkel yöntemler kullanılır. Bu da bedenen yıpranma ve meslek hastalıkları ortaya çıkarmaktadır. Yine eklem, kas ve bel ağrıları en çok görülen rahatsızlıklardandır.

İşte size İstanbul’daki bir tersanenin tablosu.

Abdullah Ayan

Mersin, 5.11.2005

 
Etiketler: Taşucu', nda, tersaneciler, mi,, çevreciler, mi, kazanacak?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
18 Kasım 2019
Aratos' un mezarı, Mersin' in önüne gelen tarihi şans..
14 Kasım 2019
Aratos' u mezarıyla yeniden keşfetmenin önemi…
07 Kasım 2019
Tekfen' in yatırıma hazırlandığı limana komşu arazinin öyküsü…
31 Ekim 2019
Metro yatırımının siyasi riskleri..
28 Ekim 2019
Metro kararı siyasi bir tercih midir?
21 Ekim 2019
Mersin marina; yatlara niyet, rantiyeye kısmet…
17 Ekim 2019
Liman sahasının imara açılma girişimi şimdilik püskürtüldü...
14 Ekim 2019
Raylı sistemden metroya, maliyet hesapları…
10 Ekim 2019
Mersin raylı sistemi kaç yolcu taşıyacak?
07 Ekim 2019
Menderes' in Askeri kışlayı turizme kazandırma çabaları…
03 Ekim 2019
Taşucu' nun geleceği adına, Mersin Büyükşehir Meclisine düşen tarihi görev..
30 Eylül 2019
Mersin' deki Askeri Kışlanın Oyak arazisine dönüşüm öyküsü...
26 Eylül 2019
Kışla arazisini kapsamayan Millet Bahçesi.. Ayağı eksik proje..
19 Eylül 2019
Taşucu tersaneye mi, çevreci turizme mi kucak açacak?
09 Eylül 2019
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -3-
05 Eylül 2019
Vaatler ve gerçekler.. Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi -2-
02 Eylül 2019
Vaatler ve Gerçekler: Bir Çukurova Havalimanı hikâyesi…
29 Ağustos 2019
Çeşmeli-Taşucu otoyolu.. Mersin' in ihmal edilmişliği üzerine bir yılan hikâyesi…
26 Ağustos 2019
Vaatler ve gerçekler… Mersin aktardığı vergiye karşı Ankara' dan ne alıyor?
22 Ağustos 2019
Veriler ışığında Mersin metrosunun finans yükü, yapılabilirliği…
19 Ağustos 2019
Raylı sistem mi, metro mu tartışmasının göz ardı ettiği gerçekler..
08 Ağustos 2019
Hafif raylı sistem mi, metro mu? Toplu taşımada kafa ve kavram karışıklığı..
05 Ağustos 2019
CHP' nin saydamlık manifestosu, Mersin' de ticari sır duvarına takıldı…
01 Ağustos 2019
Manifestodaki şeffaflık, pratikteki 'sır'..
29 Temmuz 2019
Uyumayan şehirler, ölüm uykusundaki Mersin'i uyandırmak için ne yapmalı?…
25 Temmuz 2019
Uyumayan Şehirler
22 Temmuz 2019
Mersinli bu kadar mı saf?…
18 Temmuz 2019
Akkuyu Akdeniz' i daha da ısıtacak…
15 Temmuz 2019
Mersin'i refaha ulaştıracak kontayner terminal projesi buharlaşırken..
11 Temmuz 2019
Mersin Büyükşehir belediyesinin borçları, Meclisin denetim ısrarı…
08 Temmuz 2019
Katılımcılık, sivil toplum, Kent Konseyi…
04 Temmuz 2019
23 Haziran sonrası.. Nereye doğru?…
01 Temmuz 2019
'Sahili temizlemeyin, ileride Millet bahçesi yapacağız' diyen akıl…
27 Haziran 2019
Bir helikopter hikayesi, Mersin' i bekleyen fatura…
24 Haziran 2019
Şeffaflık, hesap verebilirlik sözde olmaz, özde olur…
20 Haziran 2019
Erdoğan' ın kaybı sürüyor, İmamoğlu kazanacak…
17 Haziran 2019
Çamlıbel Deniz Parkı yeniden açılırken…
13 Haziran 2019
Huawei batı blokuna giren Truva atı mı?..
10 Haziran 2019
ABD- Çin ticaret kavgası, Huawei meydan savaşına döner mi?
30 Mayıs 2019
Çin-ABD ticaret savaşı, nereye doğru?
23 Mayıs 2019
Kent konseyleri ne yapmalı, ne yapmamalı?
20 Mayıs 2019
Kent Konseylerinin kente yük olma halleri…
16 Mayıs 2019
Belediyeler ve ufak tefek dokunuşlar (kent içinde mavi bayraklı plajlar)…
13 Mayıs 2019
Mersin' in ayağına gelen altın fırsat: Millet Bahçesi yapımının durdurulması…
09 Mayıs 2019
Mersin Büyükşehir borç batağında…
06 Mayıs 2019
Mersin Büyükşehir Belediyesinin mevcut durumu…
02 Mayıs 2019
Metro balon çıktı, onay hafif raylı sistem projesine verildi…
29 Nisan 2019
89 gibi başladı, 94 gibi bitmesin… (2)
25 Nisan 2019
Siyasetin bu iklimi, bu diliyle nereye doğru?
22 Nisan 2019
Mersin' i yeniden metro masallarıyla avutmayın…
18 Nisan 2019
Son yerel seçimler, metropolleri kaybeden AK Parti' nin büyük düşüşü…
15 Nisan 2019
31 Mart seçimleri ve değişen siyaset iklimi…
11 Nisan 2019
Yerelde katılımcı yönetim ve bütçe…
08 Nisan 2019
Kim kazandı, kim kaybetti?
01 Nisan 2019
Sandığa giderken..
28 Mart 2019
Yeni Büyükşehir Başkanını bekleyen tablo ve Haciz gelen Belediye…
25 Mart 2019
Projeler iyi de, para nerede?
21 Mart 2019
Kapatılmayan kanalın, Hediye' nin kahreden öyküsü…
18 Mart 2019
Mersini bekleyen fırsatlar, uyutulan projeler…
14 Mart 2019
Mersin yeni Marmara olur mu?
11 Mart 2019
Çin ve mütevazi bir köy öyküsü…
04 Mart 2019
Küresel kahveci Starbucks Çin' de…
28 Şubat 2019
Mersin uyutulurken, Gaziantep raylı sistemi nasıl hayata geçirdi?...
25 Şubat 2019
Mersin' in kent içi ulaşım modeli arayışları, Gaziantep'in raylı sistem başarısı…
21 Şubat 2019
Yerel seçimler, Mersin' deki kaos ve olası sonuçları…
18 Şubat 2019
Kışla arazisi ve Müftü Deresini kapsamayan Millet Bahçesi topal projedir…
14 Şubat 2019
Geçmişten günümüze Müftü Deresi projeleri…
11 Şubat 2019
Seçim var, heyecan yok…
07 Şubat 2019
Yerel seçimler.. Akdeniz' de kim ne yapar?
04 Şubat 2019
Adayları kim belirler? Yerel demokrasinin neresindeyiz?
31 Ocak 2019
2010'dan bugüne küresel marka trendleri ve değişen paradigma…
28 Ocak 2019
2010' dan bugüne Dünyanın en değerli markaları…(ABD'den Çin'e kayan eksen)
24 Ocak 2019
Dünyanın en değerli markaları…
21 Ocak 2019
Mersin' in yaşadığı en büyük afet…
17 Ocak 2019
Yerel seçimlere doğru Mersin.. (Vahap Seçer' li CHP' nin durumu)
14 Ocak 2019
Yerel seçimlere doğru Mersin… (AKP-MHP ittifakı, Tuna' nın şansı)
10 Ocak 2019
Kore' nin demokrasi sınavı -2
07 Ocak 2019
Kore' nin demokrasi sınavı (1) Vatan hainliğinden Nobel barış ödülüne…
02 Ocak 2019
Fadime Taner hocamın anısına...
27 Aralık 2018
Çukurova Havalimanı bir alandan ibaret değil ki..
24 Aralık 2018
Çukurova Havaalanında 'sona' dogru...
20 Aralık 2018
Enerjide merkezileşmeye karşı yerelleşme...
13 Aralık 2018
Ulus devletleri besleyen finans kapitalin yeni evresi…
10 Aralık 2018
CHP, Mersin Büyükşehir' i nasıl kazanır?
03 Aralık 2018
Mersin'i kurtaracak (!) yatırım geliyor…
25 Ekim 2018
AK Parti-MHP ittifakını Mersin düğümü bitirecek...
22 Ekim 2018
Mersin' in bölgesel dengeleri, yerel ittifak denklemleri...
Haber Yazılımı